M. Serdar Kuzuloğlu
Son Yorumlarım
40 yılı aşkın bir süredir aynı yerde, Rinaldo Pierini adlı İtalyan tarafından işletilen ve birçok ünlünün uğrak yeri haline gelen bir İtalyan restoranı.
Fiyatlar makul, menü az, öz ama lezzetli. Yolu Londra'ya düşenler için asla kaçırılmaması gereken bir seçenek.
11/09/2009 23:26
Bilim kurgu, fantezi dünyası, kutu oyunları, filmler, kitaplar, dergiler, çizgi-romanlar... Burası 3 katın içinde dünyadaki en büyük külliyatlardan birini saklıyor.
23/06/2009 15:58
Birbirinden güzel onlarca yemeğin dizildiği bir açık büfeden tabağınızı doldurun, tarttırıp hesabı ödeyin ve oturun.
Namlı'nın diğer lezzetlerini de alıp evde tüketmek mümkün. Keşke olmasaydı...
05/02/2009 17:20
Meşhur Mabel efsanesinin dekoru ve içeriğiyle uyumlu mekanı. Sokak boyunca uzanan vitrini sizi geri getirip dükkana sokuyor. Rengarenk kalori bombalarına direnmek çok zor.
05/02/2009 17:06
Fiyatlar okkalı ama mekan iyi. Bahçesi Mayıs ayında açılıyormuş o daha iyi bir haber. 4 yılın ardından Armani Cafe'nin yerinde en az onun kadar iyi bir yer çıkmış oldu. Ama etler yenip bitecek tarzda değil, illa ki kalıyor tabakta.
23/01/2009 16:05
Bu mekan hakkındaki en ilginç mimari ayrıntılardan biri ön boşluğuna merdivenlerle birkaç basamak 'inerek' girmenizdir. Küçük ama önemli bir ayrıntıdır anlayana...
18/12/2008 18:21
İçinde birbirinden bu kadar tezat dükkanları barındıran pasaj sayısı azdır. Zamanında rahmetli Metin Demirhan'ın Atılgan adlı acayiplikler dükkanı da vardı. Süper yankesiciler dolanır içinde.
18/12/2008 17:15
Büyük Beyoğlu yangınından önce burada Naum Tiyatrosu vardır. Beyoğlu yangına o kadar kederlenir ki efkarı dağıtmak için yerine bu güzel meyhaneler pasajını yaratır :) Şaka bir yana her türlü eğlence için halen nezih, güzel ve mutluluk verici kalan ender mekanlardan. İsmini aldığı çiçekleri tavanında ve her köşesinde bulabilirsiniz. Allah hepimizi sıradaki büyük Beyoğlu yangınlarından korusun.
18/12/2008 17:07
Duman kokusu üstü başı berbat etse de bu tip yerlerdeki lezzet bir başka olur nedense.
18/12/2008 14:05
Tam teşkilat bir büfe olmakla birlikte şu 'ıslak hamburger' meselesini kendine adamyı başardı. Sırrının içindeki bol sarımsak olduğunu düşünüyorum. Sulu salça da cabası. Eskiden ucuzdu; şimdilerde pahalı geliyor gözüme. Yemeyeli de çok oldu, heves mi kaçtı ne?
18/12/2008 14:00
Eski Yeşilköy'de sahile bitişik evi olmayanların denizi görebildiği tek mekandı. Sahil doldurulup yürüyüş parkuru olunca bu özelliğini (ne mutlu ki) kaybetti.
Ama hala güzeldir, nefes aldırır. Üstelik gece karnınız kazındı mı her dem taze çayı ve güzel tostu da sizi bekler.
Çocukken çizgi romanlarımı çimlerine serip satmışlığım vardır.
15/12/2008 15:05
Tarihi 1890'a dayanan Sirkeci Garı'nı aynı zamanda meşhur Orient Express'in de son durağıdır. Artık yapısı ve işlevi değişmiş olsa da böyle bir atmosferde bir şeyler yemek enteresan olmalı.
15/12/2008 14:27
Tertemiz, cafcaf ve gösterişten uzak, eski düzen bir esnaf lokantası. Servisi iyi, lezzetler iyi...
09/12/2008 16:30
Bence kesinlikle her İstanbullu'nun görmesi gereken yerlerden biri. Sürekli güncellenmesi bir yana, özel müzecilik alanındaki yüz akımız olduğu da söylenebilir.
Her gittiğinizde yeni bir özenli koleksiyon bulacaksınız.
06/12/2008 23:37
Buradaki konserleri de özlemedik değil.
05/12/2008 10:15
İstanbul'un tek havacılık müzesi. Uçaklara meraklı olanlar için eşsizdir. Kapalı ve açık mekanda güzel ayrıntılar içerir. Küçük bir sinema salonu da var. Eğer meraklıysanız gayet uygun fiyata maket ve boya satışı da vardır.
Haftada bir maketçiler burada toplanıp yaptıklarını sergiler. Konuşur da konuşur. Seyretmesi keyifli olur.
03/12/2008 22:52
Restoranın sahibi 'Beyti Bey' masa masa dolaşıp hal hatır sorar. Hoş bir insandır ve nesli tükenen esnaflardandır. Her işle hala kendisi ilgilenir.
Buranın en şaşırtıcı detayı ayranıdır. Ayran diye resmen bardakta yoğurt gelir. Boğuşur durursunuz.
03/12/2008 22:50
Çocukluğum burada geçti, düğünüm burada oldu, evimin camından baktıkça hala burayı görüyorum...
İstanbul'un ilginç özelliklere sahip otellerinden biridir. Örneğin havuzu dezenfekte edilmiş deniz suyundan oluşur. Böylece havuzların o sıkıcı ortamı yerine pırıl pırıl bir denize girmiş olursunuz.
Restoranları çok iddialı değildir ama iyidir.
Her şeyin ötesinde, İstanbul'da kalan son balkonlu otellerden biridir. Keyfine diyecek olmaz.
03/12/2008 22:49
Hamburger seçenekleri hiç fena sayılmaz ama öyle etraftaki kokoşlara bakıp çatal bıçakla yemeye kalkarsanız yemeği heder edersiniz.
Öte yandan elle yemek de o 20 santim kalınlıkla her babayiğidin harcı da değil.
Başlangıçlar öyle çok ahım şahım değil. Şarap seçenekleri de öyle. Doğrudan girin, bir hamburger söyleyin, yiyin!
03/12/2008 22:46
Her daim bakılası şeyler. Aceleniz yoksa İstiklal turundaki en doyurucu kaçamaklardan biri olacağına eminim. Yanındaki Yapı Kredi Kültür Yayınları kitapçısını da unutmayın aman!
27/09/2008 17:58
İstanbul'un estetik duygusunun olduğu ve Beyoğlu'nun Pera olduğu yıllarda yapılmış ihtişamlı mimari yapılara ev sahipliği yapan İstiklal Caddesi'nin en iddialı yapılarından biri.
Karşısında durup şöyle bir bakmak, bir daha bakmak...
27/09/2008 17:51
İstanbul'un heybetli kilise kontenjanına dair nadir örneklerden. Kapısı herkese açık. İstiklal Caddesi'nden avlusuna girince ilginç bir atmosfer farkını her seferinde yaşamışımdır.
27/09/2008 17:35
Eskiden hemen her mahallede birkaç tane kırtasiye olurdu. Mesela gramofon kağıdı diye şeyler satılırdı. Kalemi, kağıdı, defteri, defter kaplama kağıdı ve daha sayısız enteresanlıklar barındırırdı. Bir şekilde yok oldular sessizce.
İsmi bile acayip bu örneğiyse bir şekilde hala ayakta ve her geçen gün biraz daha keyifli şeylerle doluyor.
Kalemi, kağıdı, bloknotu, diviti, mürekkebi, dolma kalem kartuşu, tükenmez kalem içi ve türlü çeşidiyle, rengarenk bir derya...
27/09/2008 17:27
Burası nedir hayatım boyunca anlamamışımdır. Bir devlet dairesi midir, özel bir plaza mıdır? İçinde kimler vardır, neler yaşanır...
27/09/2008 17:08
Giriş
Arkadaşlarım
Eklediklerim
Favorilerim














